Haber Anasayfası » 2015 » Kasım » 29 » Mehmet Aycı İle Kitaplarının Hikâyesi
20:15
Mehmet Aycı İle Kitaplarının Hikâyesi

İlk kitabınızın yazılış öyküsünü bize anlatır mısınız?

İlk kitabım şiir kitabı. Başka bir tür olsaydı belki bir bütünlüklü yazılış öyküsü olurdu. Burada her şiir için aynı soruyu sormanız gerekir. Şiirler yazılır, dergilerde yayımlanır, onlar seçilir, bir araya gelir, sonra yayıncıya gider, beklerisiniz, kapağını size onaya gönderirler, biraz heyecanla beklersiniz, bir gün postadan üzerinde adınız yazılı bir kitap gelir. Bu kadar. Asıl olan ilk yayımlanan şiirin, öykünün, yazının heyecanı. Ahmet Rasim çok güzel anlatıyor nasıl muharrir olduğunu. Benzer durum istikrarlı yazan her yazar/şair için geçerli. Ha bir de, şiir kitabına eskiler şiir mecmuası derler; her şiir başlı başına bir eserdir zaten. Siz bir albüm satın almadan da bir sanatçının bir bestesini ezberlersiniz, dinlersiniz. Söz konusu şiir olunca esas olan kitap bütünlüğü değil. Şiir bütünlüğü. Bazen bir şiir bir kitaptan daha derin, daha oylumlu olabilir. Pek çok örneğini şu anda siz de hatırladınız. 

İlk eserinizi ne zaman yazdınız? Neler hissettiniz?

1991’de kitaplaştı. Tabii, şimdi bakınca biraz çıraklık işi, ergenlik işi gibi geliyor. Aslında her son kitap ilk kitap. Burada şunu söylemem lazım: Daima asıl söyleyeceğini söyleyememe, bir tamamlanmamışlık duygusu olursa, o duygu sizi yazar kılar. Bu bağlamda her son kitabın “ilk” bir tarafı vardır. Bu bina değil ki, temel taşı gibi yahut inşaatın çatısı gibi düşünelim.   İlk kitapta hissedilen “adım kayda alındı” hissi yanıltıcıdır bir ölçüde. Ölümlü dünya. Taşa yazılanlar bile ömürlü. Bengi taşların bile bir ömrü var. Bir oyun sonuçta bu. Avunuyoruz. Asıl olan gönle yazılması.

Yazmasaydınız delirir miydiniz? Yazmak sizin için ne anlam ifade ediyor?

Delirmezdim. Delirirdim belki de. Bilmem. Kimse de bilemez. Yazmasam intihar ederdim, yok yazmasam çıldırdım diyenler var; aklı başında kişiler bunların çoğu da. Nerden biliyorsun? Ayakkabı tamircisi de olabilirdik pekâlâ, takı ustası da. Bir işle uğraştıktan sonra delirmek yahut çıldırmak için ayrıca zaman kalmıyor zaten. Delirmek ve çıldırmak bir ölçüde aylak adam işi. Yazmasak yazdığımız şeylerin yerine bir meşgale ikame ederdik. Delirmek bir işse, bu da dahil tabii..

Size göre okumak yazmanın neresindedir? Okumadan yazmak mümkün mü?

Okumadan olmaz. Kitabı, toplumu, eşyayı, evreni… Hem hangi alanla ilgileniyorsanız işinize saygınız gereği o alanda en azıdan müktesebat sahibi olmanız gerekir. Biz iyi yetenekler biliyoruz. Okumadıkları için sığ kalıyorlar. Ortalık Türk şiirinden haberdar olmayan şairlerle, Türk Edebiyatını bilmeyen yazarlarla dolu. Bir de ahkam kesiyorlar. Yazmak mümkün de, yazdığınız şey hangi ırmak için pınar yahut cüruf, buna bakmak lazım. Beslemek ve beslenmek için okumak şart.


Eklentiler: Görsel 1
Kaynak: kitaphaber.com.tr
Ek Not:
Kategori: Yazar Haberleri | Gösterme: 235 | Ekleyen: yazar | Etiketler: yazar haberleri, mehmet aycı, Mehmet Aycı İle Kitaplarının Hikâye, kitap haber | Değerlendirme: 5.0/1
Bütün Yorumlar: 0
avatar


Powered by uCoz